Ağır Zamanlar

Bir şey bize ağır geliyorsa, o yükü içimizde taşımak zorsa onu çabucak unutmayı isteriz. Çünkü onu taşımak kalbimizi yorar. Hafiflemek için bizi meşgul edecek, dikkatimizi dağıtacak bir şeyler ararız. Bunu yapa-mayanlar arasında zihnini uyuş-turacak çarelere yönelenler de olur. Unutmak yaşamaya devam edebil-menin bir yoludur çoğumuza göre. Diğer yandan insanın nisyan ile malul olduğunu da biliriz. Bıçak sırtı bir durum… Sıkıntı verici bir ikilem…Unutsak bir şeylerden kaçmış olacak, gerçekliğimizde bir kırılma yaşamayı, dolayısıyla eksilmeyi göze almak zorunda kalacağız. Unutmasak, o sıkıntı zaten yeterince ağır olan hayat yükümüze yeni yükler katacak. Çoğumuz sırf bu ikilemden kaçabilmek için unutmaya meylediyoruz belki de.

Ancak bazı şeyler var ki, onlar unutulamaz. Unutulabilir ama unutulması kabul edilemez. Kim olduğumuz mesela, dünyada ne yaptığımız, neye inandığımız, neye bağlandığımız… İnsan kalmak için nelerden vazgeçemeyeceğimiz… Böyle şeyleri unutursak, unutmaya rıza gösterirsek, unutmakla yükünü hafiflettiğimiz insanlığımız neye yarar? Ne kalır bizden geriye?

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın