Henüz Başlamayan Bitmez

Hafızamın duvarları geçmişin renklerini bugüne taşıyan tablolarla dolu” dedi sanki onu dinleyen biri varmış gibi, “Ne kendi halleriyle tam olarak hatırlamak mümkün her şeyi ne de büsbütün unutmak, hiç olmamışlar gibi!” Okuyup bitirdiğimiz dokunaklı bir kitap gibi yaşadığımız her gün, kapağını kapattıktan sonra da içimizdeki fısıltısını duymaya devam ediyoruz. Bazen herkesin özellikle duymasını istediğimiz yükseklikte“Henüz Başlamayan Bitmez” yazısının devamını oku

Kırgınlık

Bizim oralarda elbisenin yıpranmasına, bir şeyin aşınmasına “üzmek” derler. Aslı da öyle imiş zaten. Yani sözlüklerde de böyle geçiyor. Ben de bizim Anadolu insanının nahifliği diye anıyordum aklıma geldikçe. Küçükken ise hiç sorgulamadım. Örgü ördüğüm ipi, işlediğim kumaşı, yeni alınmış kıyafeti üzmemeye çalıştım. Böyle deyince insanın eşyaya olan hürmeti ortaya çıkıyor sanki. Çünkü üzmek aslında“Kırgınlık” yazısının devamını oku

Descartes İle Orta Çağ

Ortaçağ da hakikat anlayışı inanç üzerinde bir tenellendirmedir . Felsefe modern dönemde hakikati bulmak ve anlamak için kendisini yeniden özne üzerine konumladırıp özneden hareket ederek yeniden bir hakikat arayışına girmekte . Özneden basit düşünen bilinç sahibi olan insan descartes baktığımız zaman kendisini bütün felsefe sistemini öznenin analizinden yola çıkarak özneyi merkeze koyarak varlık felsefesini oluşturmuştur.“Descartes İle Orta Çağ” yazısının devamını oku

Ben ve Başkası

Etiğin filozofu olan Levinas felsefesini insanın kendisinden başka insanlarla olan ilişkilerinin doğası üzerine yoğunlaşmıştır.İlişkisini başkası için duyulan bir sorumluluk olarak görüyor. İnsan başkasından soyutlanarak değil, başkasına bağlanarak davranmalıdır. İnsan ben konumundan çıkmalıdır. Çünkü insanın kaynağı başkasıdır. Levinas batılı felsefesinde karşıdır. Başkası ben hakkında kendini sorumlu hissetmeyebilir . Ama ben başkası için daima sorumluluk bilincine sahiptir.Ahlaki“Ben ve Başkası” yazısının devamını oku

SEVGİ AYRINTIDA

Yaşadıkça , bütün kritik kıvrımlarını ayrıntılardan aldığını görüyorum hayatın. Biz insanlar ,her şeyin ortalamasına talibiz . Bütün hesapları ,kaba hatlarıyla döküyoruz beyaz sayfalara . Üç aşağı beş yukarı hepimiz aynı kişiyiz. Sadece sıradan olmayı güvenli buluyor; sıra dışı olmaktan korktuğumuz kadar hiçbir şeyden korkmuyoruz. Normal olabilmeyi hayatımızda en gerçek ideal olarak görüyor , anormalliği ruhsal“SEVGİ AYRINTIDA” yazısının devamını oku

AŞK

~Aşk ~ Evet değerli dostlar konumuz başlıkta gördüğünüz üzere Aşktır. Herkesin sözde kaçtığı ama özde de içinden çıkmak istemediği bir aşktan bahsedeceğiz inşallah.Şair şöyle demişti: Bülbül-ü şeyda olduysa bu beden , gülistan-ı canan oldun sen . Mevlana’ya nisbetle Sems-i terbiz oldun sen bana . Sen rüzgarsın ben ateş, beni alevlendirdin . Gönlümü açtın, karanlıkları yıkan“AŞK” yazısının devamını oku

VEDA

VEDA Çetindir gitmek can hele vedalaşmanın soğuk bir yüzü varsa … Evet dostlar bugün konumuz “Veda ” Diyeceksiniz ki neye peki? İnsan hiç kendinden Veda etmiş mı yada şöyle diyelim ; İnsan kendisine Vedat etmiş mi ? İnsan bazen değilde çoğu zaman kendisine veda eder başkasına değil. Çünkü yüreğinizde büyüttüğünüz insan ile karşınızda duran kişi“VEDA” yazısının devamını oku

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın