Hayatın içindeyiz, yaşıyor, nefes alıp veriyoruz. Ayakta kalmak için mücadele veriyor, yaşadıklarımızdan nimetlenmek için çaba sarfediyoruz. Bu hayat fani, bunu biliyoruz. Alıp verdiğimiz her nefesle ömrümüzün kum saatinden vaktimizin eksildiğinin şuurundayız. Bunu bilmeyen hiç kimse yok. Herkes adımlarını dünya hayatının sonuna doğru attığını biliyor. Allah’a iman edenler, bunun ötesinde, dünya hayatının sonunun her şeyin sonu“Her güne şükürler olsun” yazısının devamını oku
Yazar arşivleri: Vedatsalihoglu
Kendine Bakmak
Bir çok insan ömrünü kendine küs vaziyette yaşıyor, kendine hayatın güzelliklerinden bir şeyler sunmayı düşünmeden. Ters gitmiş şeylere takılıp kalmış bir halde… Sanki bir daha hiçbir şey düz gitmeyecekmiş gibi… Oysa hayat ne hep yaz ne de hep kış… Ne hep sıcak ne hep soğuk… Daha çok ılık, serin… Güneşin ve bulutların gökyüzünü beraber kuşattığı“Kendine Bakmak” yazısının devamını oku
Henüz Başlamayan Bitmez
Hafızamın duvarları geçmişin renklerini bugüne taşıyan tablolarla dolu” dedi sanki onu dinleyen biri varmış gibi, “Ne kendi halleriyle tam olarak hatırlamak mümkün her şeyi ne de büsbütün unutmak, hiç olmamışlar gibi!” Okuyup bitirdiğimiz dokunaklı bir kitap gibi yaşadığımız her gün, kapağını kapattıktan sonra da içimizdeki fısıltısını duymaya devam ediyoruz. Bazen herkesin özellikle duymasını istediğimiz yükseklikte“Henüz Başlamayan Bitmez” yazısının devamını oku
Akan Beyinler
Bir şeye nasıl baktığımız ve o şeyi nasıl gördüğümüz çok önemli… Çünkü Türkçede ifade ettiğimiz gibi hayatla ilgili kanaatlerimiz o ‘görüş’lerden ortaya çıkıyor. Arapçada ‘nazar’, ‘nazariye’, ‘nazariyat’ kelimeleri de benzer muhtevalarla kavramlaşmıştır. Yine ‘körleşme’ kavramıyla da aynı doğrultudaki metaforik durumları ifade eder; bir şeyin aslî durumunu görememek, gözden kaybetmek, yanılgıya düşmek gibi şeyleri kastederiz. Bütün“Akan Beyinler” yazısının devamını oku
Kendi derdinin sarhoşluğu
Herkes, belki de tarihin başka hiçbir döneminde olmadığı kadar büyük bir anlatma çabasında. Herkes anlatabileceği bir şeyler olduğuna ve bunları anlatmazsa insanların, hayatın, hatta tarihin eksik kalacağına inanıyor. Bu ‘söylenmese olmayacak’ şeyler, devasa meseleleri çözecek büyük hakikatler hakkında olmuyor buna karşılık; harareti yüksek güncel meselelerle ilgili ömrü kısa, söylenene kadar gündemdeki yerini kaybeden sabun köpüğü“Kendi derdinin sarhoşluğu” yazısının devamını oku
Söylenmemiş sözler
İnsanların birbirine ulaşabilmesi için bazen birkaç kırık dökük kelime yetebiliyor. Ama kelimelerin ağızdan çıkabilmesi pek o kadar kolay değil… Nice insan, tanışıp, bilişip, kaynaşıp, içinin odalarına buyur etmek istediği birine, birilerine, bu meramını ve merakını ifade edecek o birkaç kelimeyi bir türlü söyleyemediği için erişemiyor. Nice insan, iki tarafı da mesrur edecek bir muhabbetin kapısından“Söylenmemiş sözler” yazısının devamını oku
Ağır Zamanlar
Bir şey bize ağır geliyorsa, o yükü içimizde taşımak zorsa onu çabucak unutmayı isteriz. Çünkü onu taşımak kalbimizi yorar. Hafiflemek için bizi meşgul edecek, dikkatimizi dağıtacak bir şeyler ararız. Bunu yapa-mayanlar arasında zihnini uyuş-turacak çarelere yönelenler de olur. Unutmak yaşamaya devam edebil-menin bir yoludur çoğumuza göre. Diğer yandan insanın nisyan ile malul olduğunu da biliriz.“Ağır Zamanlar” yazısının devamını oku
Güzel dilekler
İçimizden geçen güzel şeyleri aşikar etmekten sakınırız bazen, çünkü söylediğimizde başkalarının anlayışlarına teslim etmiş oluruz onları. Ne anlayacaklarını, ne düşüneceklerini bilemeyiz. İyi dileklerimizin başkalarında bir karşılık bulup bulamayacağını kestiremeyiz. Tam aksine, yanlış anlaşılabilirler, hiçe sayılabilirler, gülünç bile bulunabilirler. İncitir bu bizi; yanlış anlaşılmak değil, daha çok içimizden geçen güzel şeylerin kırılıp gitmesinden.Hep vardır böyle bir“Güzel dilekler” yazısının devamını oku
Kırgınlık
Bizim oralarda elbisenin yıpranmasına, bir şeyin aşınmasına “üzmek” derler. Aslı da öyle imiş zaten. Yani sözlüklerde de böyle geçiyor. Ben de bizim Anadolu insanının nahifliği diye anıyordum aklıma geldikçe. Küçükken ise hiç sorgulamadım. Örgü ördüğüm ipi, işlediğim kumaşı, yeni alınmış kıyafeti üzmemeye çalıştım. Böyle deyince insanın eşyaya olan hürmeti ortaya çıkıyor sanki. Çünkü üzmek aslında“Kırgınlık” yazısının devamını oku
Aşk Sahiplenmez
Aşk kendisinden başka hiçbir şey vermez ve kendisinden gelmeyen şeyi almaz.Aşk sahiplenmez ve sahiplenemez.Çünkü aşk, aşk için yeterlidir.Başka yön verebileceğini düşünme. Çünkü aşk, her seni layık görürse sana yön verir. Aşkın kendisini tamamlamaktan başka bir arzusu yoktur. Ama eğer aşıksan ve bir şeyler arzulayacaksan şunlar arzula: erimeyi ve geceye şarkılar söyleyerek Hakan bir dere gibi“Aşk Sahiplenmez” yazısının devamını oku